Doğurganlık oranı

Ülkelere göre doğurganlık oranı

Veri kaynağı: 2024 UN WPPBirim: TFRYön: Yüksek daha iyi

Yorum

Öne çıkan ülkeler

En yüksek doğurganlık oranları Afrika’da yoğunlaşmıştır; başı 5.94 ile Çad çekerken onu 5.91 ile Somali, 5.9 ile Kongo Demokratik Cumhuriyeti, 5.81 ile Orta Afrika Cumhuriyeti ve 5.79 ile Nijer yakından izlemektedir. Diğer uçta ise Güney Kore 0.75 ile en düşük orana sahiptir; Tayvan (0.86), Singapur (0.97), Ukrayna (1.0) ve Çin (1.02) de en düşükler arasındadır. Dikkat çekici bir sürpriz, 4.66 ile Afganistan’ın ilk 10’daki tek Afrika dışı ülke olmasıdır; buna karşılık son 10’da Asya ve Avrupa baskındır ve tek Güney Amerika ülkesi Şili’dir.

Bölgesel eğilimler

Afrika, 3.727 ile en yüksek kıtasal ortalamaya sahip olarak açık biçimde öne çıkmakta ve 2.405 olan küresel ortalamanın oldukça üzerinde yer almaktadır. Onu 2.804 ile Okyanusya izlerken, Asya 2.151 ile ortalarda konumlanmaktadır. Güney Amerika (1.877), Kuzey Amerika (1.747) ve özellikle Avrupa (1.442) dünya ortalamasının altındadır; bu da daha düşük doğurganlığın Amerika kıtaları ve Avrupa’da yoğunlaştığını göstermektedir.

Veri kaynağı

Veriler 2024 BM Dünya Nüfus Beklentileri’nden gelmektedir ve toplam doğurganlık hızı (TFR) olarak ölçülmüştür. Veri seti 196 ülkeyi kapsamaktadır. Değerler ülke düzeyinde tahminlerdir; bu nedenle karşılaştırmalar, yalnızca aile tercihlerini doğrudan ölçen göstergeler olarak değil, geniş demografik göstergeler olarak okunmalıdır.

Yorumlama

Daha yüksek bir TFR, kadınların ortalama olarak daha fazla çocuk sahibi olduğu anlamına gelir; bu da nüfus artışını ve daha genç bir yaş yapısını destekleyebilir. Daha düşük bir TFR ise daha yavaş büyümeye, nüfusun yaşlanmasına veya olası bir azalmaya işaret eder. Belirtilen yön 'yüksek daha iyidir' olduğundan, üst sıralardaki ülkeler bu ölçütte daha iyi puan alırken alt sıralardakiler daha kötü puan alır. Yine de hem çok yüksek hem de çok düşük doğurganlık ayrı ayrı politika zorlukları doğurabilir; bu nedenle veriler, Afrika’da yoğunlaşan yüksek doğurganlıklı ülkeler ile Asya ve Avrupa’da yoğunlaşan çok düşük doğurganlıklı ülkeler arasında bölünmüş bir dünyayı göstermektedir.